Din Kültürü Hocasına Pandik

Din Kültürü Hocasına Pandik

Din Kültürü Hocasına Pandik Gerçek Resimleri

Mobilya satışı yaptığım ufak bir dükkanım var. Evlenip boşandıktan sonra din kültürü hocasına pandik gibi iddialı girişimlerim olmadı diyemem ama on denememden en fazla biri olumlu yanıt alıyordu. Yani aynı bir ergen gibi uçana da kaçana da hallenir olmuştum. Kazancımın büyük bir kısmını da fahişelere heba ediyordum. Alkol, mekanlar, karılar… Yani amcık delisi olsam da sikişmeden bir günüm olsun geçsin istemiyordum. Bunun sebebi de sanırım sekiz yıl süren evliliğimin tüm yaşam enerjimi sömürmesidir. O kadar bıktım ki ondan boşa geçmiş sekiz yılımın öcüsünü şimdi çıkartmak için çabalıyor gibiyim. Neyse… Etkisinden kurtulamadığım çok yeni yaşanmış olan din kültürü hocası seks hikayesi içeriğimi sizlerle paylaşayım.

Din Kültürü Hocasına Pandik Atmadan Öncesi

Hikayemizin başrolü olan din kültürü hocamızın ismi Vildan efenim. Kendisi liseye giden yeğenimin de hocasıdır. İlk tanışıklığımız böyle gerçekleşmişti. Okuldayken görmüş, birkaç defa daha denk gelince ayak üstü de olsa tanış olmuştuk. Bizimkinin derslerine girdiğinden yakınlaşmak için fırsatım vardı. Fakat evli olduğundan olabildiğince uzak durmaya kararlıydım. Daha önceden de böyle evli bir kadını sikmiştim. Kocasıyla epey sürtüşmemiz oldu. Sanki suç benimmiş gibi yüklenip duruyordu. Arkadaşlarını toplayıp dövmeye geldi, dayağı yiyip gitti. Yine de aynı şeyleri yaşamak istemediğimden dediğim gibi evlilerden uzak durma kararı almıştım 🙂 Daha 30 yaşındayken arkamdan gelecek bir kurşunla ölmeye hiç mi hiç niyetim yok anlayacağınız.

Vildan da çok hoş bir kadın. İçeriğin türbanlı sikiş hikayeleri içinde yer almasının nedeni de elbette din kültürü hocası ve tesettürlü olmasıdır. Fotoğraflarda gördüğünüz tüm resimleri bizzat çektim. Birkaç kere birlikte olunca böylesi bir ayrıcalığa erişebiliyorsun. Yapma filan demişti ama gaza gelip kabul etti. Yüzünü kapatacağım tabi, ne olur ne olmaz, başımıza ekstra bir iş almayalım 🙂 O süt gibi bembeyaz teni, yumuşacık biçimli kalçalı, kocaman memeleriyle beni benden alıyordu. Çok da güzel giyindiğinden türbanlı da olsa kendini belli etmesini biliyordu. Okulda ne zaman görsem sikimi kaldıracak kadar da iddialı olurdu. Tabi sadece ben değil, yeğenimin okulundaki tüm erkekler aslında ona halleniyordu çünkü seksiydi!

Bu sene kocasıyla birlikte bizim yaşadığımız apartmana taşındılar. Hemen üst katımdaydılar. Eşyalar taşınırken önce kocasını görmüş, bir yerden tanıyorum bu herifi diyerek yanına gitmiştim. Hayırlı olsun filan diyerek üst katıma taşınan çift olduğunu öğrenmiştim. Peşine Vildan’ı da görünce nereden adamı tanıdığımı ayıktım. Ayak üstü sohbetimizi edip, yeğenimin hocası olmasından da güç alarak ‘yardım edebileceğim bir şey varsa yapayım’ diyerek komşuluk görevimi de yerine getirmiştim. Gerek olmadığını söyleyerek beni kibarca reddeden tahsilli kocanın bana bir halt yapamayacağını anlayabilecek kadar tartmıştım. Yalan yok, buna fena halde sevinmiş ve dinci hocayla sikiş hikayeleri hayali kurmaya daha aracıma geçerken başlamıştım.

Normalde elemanlarım olduğundan dükkana öğleden sonra giderdim. Geceyi genelde bir kadının evinde veya fahişelerle geçirdiğimden uyanmakta zorlanırdım. Fakat din kültürü hocası binamıza taşındığından beri, okula da sekiz gibi gittiğini bildiğimden alarm kurup erkenden kalkar oldum. Bir hafta boyunca asansörün sesini dinleyip ona göre evden çıktım. Tam çıkış saati: 08:05 civarıydı. Bu kadar dakik olması benim de işimi kolaylaştırıyordu. Okula her gün yürüyerek gidiyordu ki burayı tercih etmelerinin sebebi de buydu. Okula beş dakikalık yürüme mesafesindeydi. Bir, iki, üç karşılaşma derken iyice tanışıklığımızı, sohbetimizi ilerlettim ve kendimi sevdirdim. Şeytan tümü dersiniz bilmem kadınları kendime çekmesini biliyor ve buna inanarak da erotik hikayeler yaşama ihtimalim üzerine çalışmalarımı sürdürüyordum.

Sırf anlamasın diye ilk üç gün denk gelmiş, diğerlerinde birer gün ara vermiştim. Beşinci denk gelişimizde lütfen bırakayım diye ısrarcı oldum ve aynı istikamete gittiğimize ikna ettim. Evli barklı olduğundan laf olur diye elbette bunu istemiyordu. Fakat beni de kıramadı. Böyle iki kere okula bıraktım. Artık sadece ben değil, onun da şakalar yaptığını gördükçe heyecanlanıyor ve asıl niyetimi sergilemeye niyetleniyordum…

Asansörde Din Kültürü Hocasına Pandik Attım!

Çarşamba günüydü. Yine asansörü çağırmıştı. Benim katımdan çıkarken hızlıca yine dairemden çıkıp asansöre bastım. Beni görünce kocasıymışım gibi sevindiğini gülen gözlerinde görebiliyordum:

Günaydın… Nasılsın?

Günaydın. İyiyim sen nasılsın?

Aynı, sen işe ben okula…

Bugün ayrı bir güzel ama…

Kesinlikle…

Üzerinde siyah bir kazak, altında bol baça krem rengi kumaş bir pantolon vardı. Deve hörgücü yaptığı saçının üstünde türbanı, dudaklarında kırmızı ruju, kirpiklerindeki rimeliyle ortaya çıkan kahverengi gözleri… Yine müthiş seksiydi hayallerimde din kültürü hocası erotik hikayeler yaşattığım partnerim. Çantasından bir şeyler bakınırken ‘nerede bu ya’ diye söyleniyordu. Bir kağıt parçası düştü. Beklenen an gelmişti sanırım! O düşen kağıt parçasını almak için domaldığında ortaya kabak gibi çıkan götü beni benden almış ve dayanamayıp götüne pandik attım!

Din kültürü hocamız Vildan elbette bunu fark etmiş ama daha beşinci kattayken donup kalmıştı. Götünün tam arasına attığım o parmak beni dimdik etmişti halbuki. Vereceği tepkiyi merak ediyordum ve hızlıca doğruldu. Kafasını kaldırıp bana baktı. Derin bir nefes aldıktan sonra kaşları hafif çatık, anlamsız bakışlarla:

Ne yaptın sen?

Pandik attım!

Şaka mı?

Çok güzeldi götün, dayanamadım attım işte, şaka filan yok.

Manyak mısın lan sen, evliyim ben biliyorsun değil mi?

Yeniden mi tanışıyoruz, o halde bende bekarım…

Sapıttın herhalde, olmamış sayıyorum bunu. Yüz yüze bakıyoruz şurada.

İşte ben de onu diyorum, yüz yüze bakmakla kalmayalım. Bayılıyorum sana Vildan…

İkinci kata kadar inmiştik. Tekrardan derin bir nefes alıp:

Lütfen yapma, bir daha ne bunun muhabbetini aç ne de böyle şeyler yap!

Ama…

Sus lütfen, unutalım…

Asansör kapısı açıldı ve hızlıca uzaklaşıp gitti… Şimdi gitmişti ama hoca seks hikayeleri yaşamadan beni sikseler yine de bırakmayacaktım peşini. İş yerime gidip işimi gücümü hallettim. Tabi aklım olduğu gibi Vildan’da. Olayı nasıl istediğim hallere getireceğimi kafamda tasvir ediyordum ve sıcağı sıcağına da bunu yapmam gerektiğine kanaat getirdim. Sabah nasıl 08:05’de o asansöre biniyorsa genelde de 15:00’dan sonra okuldan çıkıyordu. Ders bitiş saatleri her gün değiştiğinden pek vakıf değildim ama şansımı denemeden bırakmaya niyetim yoktu. O yüzden okul çıkışına elemanın arabasını alarak gittim, belki beni tanır diye. Çıkıp evinin yolunu tuttuğundan emin olunca hızlıca yanında geçip evime vardım. Zaten dakikalar içinde de onun geleceğinden emindim. Yol uzun değildi.

Apartmana giriyorsun, ortadan yürüyorsun, hemen sağ tarafta asansör, solda da merdivenler var. Ben o sağ tarafta bekliyordum. Bir, iki, üç, dört… Sonunda kapı açıldı. Dördüncü katta duran asansörün düğmesine bastım. Beni görmesinin ihtimali yoktu çünkü asansörün önünde bekliyordum. Topuklu ayakkabılarıyla attığı her adımda çıkarttığı sesten onun geldiğini elbette anlamıştım. Asansörün önüne kadar gelmesiyle birlikte beni gördü ve adeta yüzü düştü. Hızlıca soluna yönelip asansörden ilerlemek istedi ama kolundan tuttum:

Hani olmamış gibi yapacaktın.

Uffff, tamam…

Nasılsın?

Berbat!

Neden?

Senin yüzünden!

Özür dilerim…

Dileme, yaptıktan sonra dilesen ne! Kendimi fahişe gibi hissediyorum.

Ama değilsin… Sadece bir erkek tarafından beğenilmiş, çok güzel bir kadınsın.

Deme işte öyle deme!

Niye?

Kafasını çevirip bana baktı, yine o derin nefeslerinden birini alıp, yavaşça bıraktı ve:

Çünkü ben de senden hoşlanıyorum.

O zaman niye uzaklaşmaya çalışıyorsun

Evliyim…

Evliliğini bitirmeye de niyetim yok tabi sen de bunu istemediğin sürece…

Ne yani basit bir kaçamak mı diyorsun?

Hayır, çok daha fazlasını istiyorum ama sen?

Bilmiyorum…

Asansör açıldı ve bir adım atarken Vildan’ın da elinden tutup içeriye çektim. Tam önümde duruyordu, aramızdaki mesafe beş santim vardı veya yoktu. Basit bir buse kondurdum kırmızı rujlu dudaklarına. Ellerim belindeydi, karşılık vermesini bekliyordum din kültürü hocasıyla +18 hikayeler için.

Sonunda! Yapıştı dudaklarıma, deliler gibi öpüyordu. Elleri boynumda, yüzümde, saçımda geziniyordu. Bense belinden kalçasına çoktan inmiş. Pantolonu üzerinden daha sabah pandik attığım götünü deli gibi sıkıyordum. Sıkıydı çıkıntılı azdıran kalçası. Okşamaya doyamıyordum adeta! Asansör o kadar hızlı benim katıma çıkmıştı zor şer bıraktık öpüşmeyi asansör kapısı açılırken. Asansör açılınca hemen karşıda, sağda bir de solda daire vardı. Soldaki de benimkiydi. Bir adım atıp dışarı çıktım, kimsenin olmadığından emin olup Vildan’ın elinden çekip dairemin önüne geldik. Anahtarımla kapıyı açarken çoktan baştan çıkmış olan dinci hocamızın eli sikimde dolanıyordu.

Asansörde Din Kültürü Hocasına Pandik Attım!
Asansörde Din Kültürü Hocasına Pandik Attım!

Kapı açıldı ve içeriye daldık. Deliler gibi öpüşürken ben üstümdekileri, o da üstündekileri hışımla çıkarıp atıyordu. Benim altımda sadece baksırım kalmıştı. Onunsa kırmızı iç çamaşırları. Yatak odamdaydık. Çift kişilik dünyanın en rahat yatağına uzandık. Başındaki türbanı hiç çıkartmadan dudaklarını, boynunu öpmeye devam ettim. Fena halde azdığımız için baksırımı çıkardım. O da sutyenini çıkarttı ve iri dimdik memelerine özgürlüğü bahşetti. Külotuna niyetlenirken o görevi ben üstlendim. Hafif göbeği vardı ama öylesine derin nefesler alıyordu ki içine göçüyor ve tekrar normale dönüyordu. Parmaklarımı bedeninde gezdirirken külotunun altında sakladığı amcığı ortaya çıktı. Kıllarını yeni kesmişti ama kılları yeniden uç vermişti. Sakal gibi oluşunu dahi umursamadan dümdüz yarığına dilimle girdim. Amının arasına soktuğum dilimle gezinirken evli din hocası seks hikayeleri partnerimin:

Sik artık ben, acı çektirmeyi bırak!

Yalamayı bırakıp gözlerine baktım, dediğinde ciddiydi. Resmen acı çekiyordu. Yarağımı içinde hissetmek istiyordu. Kırmadım, sikimi yavaşça amına geçirdim.

Bayılıyorum sana kadın!

Ben de sana!

Kökledim amına ve başladım hızlanmaya. Memelerinin savuruluşunu, dudaklarını ısırışını görseniz herhalde aklınız çıkardı. Benim de çıkmış gibiydi gerçi. İçinden çıkmadan deliler gibi köklemeye, çıkardığı ‘ahh, ohh’ sesleriyle zevke gelmeye başlamıştım. Onun da orgazma çok yakın olduğunu görünce:

Geliyorum…

Gel aşkım, içime gel! OHHHHHHHHHHH!

Boşaldım… Resmen bedenimin dermanı kalmadı. Kendimi yatağın üzerine bıraktım.

Üzerimden bir yük kalkmış gibi hissediyorum

Niye ki?

Benden hoşlandığını biliyordum ki bende sana boş olmadığımı sanırım kanıtladım.

Madem öyle niye beni böyle süründürdün.

Kocamı aldatmak istemiyor olabilir miyim acaba?

Bırak şu sümsüğü ya, aşırı gıcık bir tip…

Güldü ve konuşmayı devam ettirdi:

Gerçekten öyle biliyor musun, aşırı sümsük! Belki de onda olmayan sende olan o tuttuğunu koparma tarafın beni etkiledi bilmiyorum ama çok mutluyum…

Bir de bana sor o mutluluğu… Yeni bir ülke keşfetmiş gibiyim, keşke orada seninle bir yuva kursam…

Tabi ki bundan sonra söylediğim her şey yalan ve dolandı 🙂 Duymak istediklerini söylüyordum. Din kültürü hocasına pandik diye başlayıp böylesine sonuçlanması müthiş bir cesaretti. Fakat devamının gelmesini de her şeyden çok istiyordum. Kocasının da öyle basit biri olması bana güç veriyordu sanırım. O gün saat beşe kadar takıldık. İkinci postadan sonra iyice yorgun düştü. Eve geçeyim, yemek filan yapayım diyerek gitti. Tabi yarın buluşmanın da sözünü alıp vermiştim. Şimdilik aynen devam ediyoruz. Ne vakit son bulur bilmiyorum ama bitsin istemediğimi itiraf edebilirim.

About Yazar1 YazarYazar1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.